CT İstanbul Avrupa Yakası Üyesi
Status
Offline
BARCELONA
Sabah Uyandıktan sonra Madrid’deki otelimizden check-out yaparak ayrıldık. Ücreti arkadaşımla kredi kartımızla ve yarı yarıya olarak ödedik. Kahvaltı için tekrar All U Can Eat’e uğradık, kahvaltımızı yaptık. Tekrar Plaza de España durağına geldik. 3 günlük biletimiz bittiği için otomatlardan Havalimanı yönüne kredi kartımızla tek yön bileti aldık. Ekranda One Way (for goint to Aeropuerto T4) yazanı seçmeniz gerekiyor.

Nuevos Ministerios durağına geldikten sonra tekrar Pembe 8 numaralı hatta geçerek Havalimanına ulaştık. Burada dikkat edilmesi gereken husus, Madrid Barajas Havalimanı içerisinde iki tane metro durağı var. Birincisi Aeropuerto T1-T2-T3, ikincisi yani son durak ise Aeropuerto T4. Daha önce belirttiğim üzere T4’ten low cost ve iç hat uçuşları olduğu için T4’e kadar devam ettik. Yine bazı seyahat sitelerinde ilk durakta inilerek 1 euro daha verilip T4’e devam edileceği yazıyor (kime ve nereye veriliyor onu bile yazmamışlar.) ama külliyen yalan. Bildiğiniz normal devam ediyorsunuz. Unutmadan arada bahsediyorum belki fark etmişsinizdir ama “bazı seyahat siteleri” diye değindiğim site Gezi Rehberi & Gezi Sitesi : Gezip Gördüm adlı sitedir. Ben bu sitede yazılanların pek çoğunun google maps açılarak üzerinden tahmin yürütülerek oluşturulduğunu düşünüyorum. Saçma sapan, gerçekle hiç bağdaşmayan ve tamamen yanıltıcı bilgilerle dolu. Seyahatini bu siteye bakarak planlayacak olanlar çok yanılır, yanlış metro duraklarında iner, fazla para ödemek zorunda kalır vs vs..
Barcelona’ya geçmek için Vueling Airlines’ı seçtik. İspanya’nın pegasus’u diyebilirim. Ama pegasus’tan daha kaliteli ve uçaklar çok yeni. Uçak içinde ücretsiz soft drink ikramları var tüm yolculara. Madrid – Barcelona arası uçtuğumuz Vueling’e kişi başı 40 euro ödedik. 23kg valiz limiti var. Ancak şunu söyleyeyim, havalimanında kontuarda çok az personeli çalışıyordu. 2 personeli vardı ve zaman ilerledikçe sırada bekleyen herkes söylenmeye başladı. Uçuşa 1 saat kalmıştı ve sırada 30 kişi vardı neredeyse. Sonra bir bayan personel daha geldi ve İspanyolca olarak “Barcelona’ya gidecek var mı?” diye seslendi. Herkes elini kaldırınca aman tanrım! Der gibi bir yüz ifadesinden sonra bir erkek personeli daha çağırdı ve işlemler hızlandı. Vueling ile uçacaksanız bileti internet sitelerinden satın aldıktan sonra mail adresinize pdf olarak biletinizi atıyorlar. Bunu yazdırıp yanınızda bulundurmanız gerekiyor. Bu çıktının üzerinde kare barkod var, kontuardaki personel bunu cihazla okutarak o şekilde işlemlerinizi yapıyor ve başka bir bilet vermiyor size. Sadece çıkarttığı bagaj etiketini o kağıdın üzerine yapıştırıyor.

Uçuş 1 saat 15 dakika sürüyor. Uçağın sol tarafında koltuk seçmenizi öneririm (bileti internet üzerinden alırken ücretsiz koltuk seçimi de yapabiliyorsunuz) biz sağ tarafta oturduk ve sürekli denizi seyretmek zorunda kaldık. Eğer sağ taraftan seçerseniz barcelona’ya kadar olan tüm sehil şeridini izleyebilirsiniz
Aeroport de Barcelona-El Prat oldukça büyük bir havalimanı. Yine anlamadığım bir şekilde valizimizi oldukça bekledikten sonra alabildik. Şehir merkezine yani otelimize ulaşmak için şu yolu seçtik. Sizler de bu yolu seçin, en pratik ve ucuz olanu bu. Valizinizi aldıktan sonra çıkarak bir kat alta iniyorsunuz. Burası biraz otopark’I andırıyor. Burada Aerobus otobüsleri var. Zaten sırayı göreceksiniz indiğinizde. Sıra gözünüzü korkutmasın, bir otobüs dolunca hemen hareket ediyor ve arkasından bir diğeri geliyor. Bilet ücreti tek yön 5.50 euro, gidiş dönüş alırsanız 10.20 euro. Bunu da yine otobüs sırasının olduğu yerdeki otomattan kredi kartınızla alabiliyorsunuz. Unutmadan söyleyeyim gidiş dönüş aldıysanız bileti, bu bilet 15 gün geçerli, yani 16.gün havalimanına dönerseniz biletinizi kullanamıyorsunuz. Otobüsün içinde valiz yerleştirilecek bölüm var. Ayırca otobüste ücretsiz Wİ-Fİ mevcut. Biz havalimanına indiğimizde yağmurlu bir hava ile karşılaştık. Şehir merkezine giderken de yağmur devam ediyordu ve biraz trafik vardı. Buna rağmen 40 dakika gibi bir sürede Plaça de Catalunya’ya geldik. Aerobus otobüsleri’nin varış ve kalkış yeri burası. Yani havalimanına dönerken de yine buradan bineceksiniz.
Plaça de Catalunya Barcelona Şehri’nin kalbi diyebilirim. Aynı madrid’deki Plaza de España gibi. Ben burayı taksim meydanına benzettim. Gerçekten de öyle. Ortada bir park var ve taksim’deki gezi parkını andırıyor. Bu meydanda ayrıca barcelona içinde ulaşımı sağlayan belediye otobüsleri, aynı adı taşıyan bir metro durağı (bu metro durağı da tıpkı bir merkez durak gibi. Pek çok hatta aktarma buradan yapılıyor. Barcelona’da bulunduğum süre içinde bu metro ağına resmen hayran kaldım. Adamlar yeraltına bildiğiniz karınca yuvası gibi metro ağı çekmişler. Metro ile şehrin her yerine ulaşım mümkün), Fnac (D&R’ın 4-5 katlısını düşünün. İçinde elektronik bölümü de var), El Corte Inglés adlı alışveriş merkezi (bu alışveriş merkezi bizdeki Boyner, Ykm tarzıdır. Dilediğiniz herşeyi bulabilirsiniz. Neredeyse İspanya’nın her şehrinde var), Apple Store, Zara gibi mağazalar var ve bir akşam mutlaka uğramanız gereken Hard Rock Cafe Barcelona da burada..
Dediğim gibi Plaça de Catalunya Barcelona şehrinin kalbi olduğu için tüm önemli turistik merkezlere de çok yakın ve tüm ulaşım da buradan sağlanıyor. Kuzeyinde Passeig de Gràcia Caddesi (ilerinde bu caddedeki 2 görülmesi gereken yer var onlardan bahsedeceğim), Güneyinde meşhur La Rambla Caddeleri var.
Barcelona’da Novotel Barcelona City’de kaldık. 4 gece 5 gün için iki kişi kahvaltı dahil 590 euro ödedik. Oldukça kaliteli ve nezih bir bölgede bulunan bir otel. Genelde fransız müşterileri var. Zaten kahvaltı salononunda ve restoranda genelde afrika kökenli fransız görevliler çalışıyor. Oteldeki katlara ulaşmak için 3 farklı asansör var. Bir tanesi atıyorum 5.kata kadar çıkarken, diğeri 5.kattan itibaren, bir diğeri 10.kattan itibaren indiriyor. Bunu merak edip sorduğumda; oteli yaparken asanör boşluklarının hiç bir odaya yakın olmamasına dikkat etmişler. Odalardaki müşteriler asansör inip çıkma sesinden rahatsız olmasınlar diyeymiş.. Lobi oldukça geniş. Aynı zamanda lobinin sol tarafından kahvaltı salonu var. Bu salonda çocuk oyun bölümü yapmışlar. 3 ayrı oyun konsolu da çocuklara hizmet veriyor. PS4, XBOX ve Nintendo Wİİ.. Kahvaltı, şu ana kadar gitmiş olduğun avrupa ülkelerinde konakladığım tüm otellerin kahvaltılarından çok çok iyiydi. Açık büfe şeklinde. Kızarmış ve haşlanmış yumurta, envai çeşit peynir ve salam, reçel, bal, kızarmış ekmek, 4-5 çeşit ekmek, taze sıkılmış meyva suları, börek çeşitleri, soyulmuş ve doğranmış meyva tabağı, diyet yapanlar için diyet yoğurtlar ve diyet kahvaltılık öğünler vs.. yok yok yani..
Yukarıdaki kule şeklinde bina otelimizin hemen önünde bulunan Torre Agbar isimli bir bina. Fransız mimar olan Jean Nouvel, ispanya ziyareti sırasında bir dağda fışkıran greyderden esinlenerek bu binayı tasarlamış. Bina şu an Agbar Şirketler Grubuna ait bir iş merkezi olarak kullanılıyor. Geceleri de böyle ışıl ışıl rengarenk oluyor. Aşağıdaki fotoğraf da oteldeki odamdan bir manzara

Otelimize ulaşmak için Plaça de Catalunya metro durağından Kımızı L1 hattına bindik. Bu hat Hospital del Bellvitge – Fondo arasında çalışıyor. Biz Fondo yönüne gidene binerek Glòries durağında indik. Otelimiz de zaten duraktan inince 50 mt ilerideydi.
Otelimizin çevresi yukarıda dediğim gibi oldukçe nezih bir bölgedeydi. Her sabah otelimizden çıktığımızda etrafta koşan, spor yapan, bisiklete binen insanları görüyorduk. Ayrıca hemen yanımızda yine Glòries adlı bir Alışveriş merkezi mevcuttu. Bu avm’nin içinde Carrefour vardı ki içindeki içki fiyatları dutyfree’lerin bile neredeyse 2/3 daha ucuzdu.
Canon EOS 7D | Canon EF S 15-85mm f/3.5-5.6 IS USM | Lexar 16gb 400X Professional UDMA CF Card | CULLMAN Magnesit 519 CW25 Tripod | Hoya 77mm UV | Tiffen 77mm CPL | Diesel Rush Hour |