@Tahir Yildiz
@mosaique
@BlackSilver
@Mert Gundogdu
@Hasan Naci
Yorumlarınız için hepinize çok teşekkür ederim. İlk olarak bu biraz da kabullenme meselesi; amacım tüm ön yargıları kökten kaldırmak, "küreselleşen dünya"da yabancı dillerin özellikle İngilizcenin önemsizliğini vurgulamak değil. Aksine bunların farkında olarak hakim olduğumuz yabancı dilin fonetik olarak hakimiyetin dışında ileriye dönük geliştirilebilirliği, kendini yenileyebilir olması ve diğer dillerle olan mantıklı ilişkilerinin benimsenmesi taraftarıyım. Öte yandan ortada "muhasır medeniyetler seviyesine çıkmak" gibi bir gayemiz olduğu sürece, batıdan örnek alacağımız gibi örnek almakla kalmayıp sosyal hayatımıza bunu yansıtmamız gerektiği görüşündeyim. Bu örnek alma kopyala-yapıştır mantığı içerirse, kendini ne kadar başarılı sayabilirsin?

Kendi dilini, biliminde, sanatında, sporunda kendin olarak ifade edemeyeceksen (ki bu olmadığı taktirde bir geliştirme de söz konusu olamaz) kendini sözüm ona özenti olmaktan ne kadar ileri götürebilirsin? Bu düşünceleri paylaşan biri hiç mi bu sisteme dahil değil? diye soracağınızdan cevap veriyorum: Bu tek başına yapılabilecek bir şey değil, şu konu üzerinde konuşulması bile bir farkındalık oluşturabilecekse bir kişi üzerine ne mutlu bana!

Bu konuda benim yapmaya çalıştığım ilk olarak, hali hazırda edindiğim öğrenme yollarımla ne kadar insana ulaşabiliyorum? Sonrasında bu noktada milli duygulardan bahseder ve bunu olabildiğine devam ettirmek amacım olur benim. Bu aşamada milli olmaktan bahsedebilmek için vazgeçmemek, devamlı üretken olmak lazım. Aksi halde vazgeçmek beni için kaybetmektir. Yabancı müşteriler ve diğer tartışmalı konularda da sizlerin yardımı olmadan burada konuşmak hadsizlik olur kanaatindeyim. Ben sadece dil üzerinde bir fikir birliğine varılması gerektiği, bunu kendi yollarımla başarmak için çaba sarfettiğimi ve kısa sayılabilecek bir sürede bu kadar hızlı ve büyük bir kitleye iletişim olanağı sağlanan bu ortamda sizlerden yardım alabileceğimi umuyorum.
Tekrar çok teşekkürler...