Bir ara yazmıştım ama sistemden kaynaklı gönderememiştim sanırım. Yazmadan edemeyeceğim...
İstanbul...3 ay önce oradaydım,dört gün arabamla gezme fırsatı buldumArabamla diyorum evet
Kayınbiraderim özel şoförüm oldu. Tüm camilerini gezdim. Piyer lotiye çıktım, Galatanın keşlerini saat 02:00 da gördüm ve Galatayı da çektim...Kaleden, saraydan pozlar aldım.
İstanbul bu kadar. Bende bıraktığı izlenim şu oldu: İstanbul Ayasofya ve Süleymaniyeden ibaret, biraz da Galata? Kız kulesi? Milyon kere fotoğrafı çekilmiş-bana hiç cazip gelmiyor. Neresidir İstanbul? Anlatıldığı kadar var mı?
İnsan dersen var Ankarada da. İstanbulda da var. Fark ne?
Ankara da ne çekeceksiniz? Cumhuriyet dönemi Türk yapıları var, banka olarak kullanılıyor...Biraz dışarı çıktığınızda gölleri, altın sarısı başakları var. El değmemiş arazilerde el değmemiş buğdaylar. İstanbulda bu yok. Sanayileşmiş kentte insanlar buz gibi olur. Renkleri de buz rengi olur. 38 yaşımdayım ve hayatımda ilk defa İstanbul da ayakkabılarımı çaldırdım...İsteseydi hediye ederdim...Adam çaldı...Helal ettim.
Siz hangi İstanbul u anlatıyorsunuz bana?
Ankara da böyle, neresinden bakarsanız orasını görürsünüz, gidin Mavi Göl e bu akşam saat 20:00 da, orada göle karşı iftarını yapmış Ankara halkının odun kömüründe pişirmiş olduğu çayı keyifle nasıl yudumladığını görün...Fotoğraf önyargıyı barındırmaz, iyi gözleyecek ve ne çektiğinizi bileceksiniz.
İstanbul un büyüklüğü ve otoparklarına saydığım çuval dolusu park parasından başka bir yanı yok aklımda kalan...Ankara da ise yaşıyorum ve gereksiz isnatları kaldıramıyorum...