Bir Ankaralı olarak katıldığım ve katılmadığım noktalar var. Katıldığım nokta: Zaman zaman işin zorlaşabiliyor olduğu. Bürokrasinin kalbinde yaşamanın kendine göre kuralları var.
Misal,
Yer: Ankara.
Zaman: 2006-2007 aralığı.
Olay: Bir film çekiminde roketatar olarak kullanılacak, siyaha boyanmış boruyla büyükelçilik önünden geçmeye çalışırken polisler tarafından durdurulan set ekibinin dramı.
Ama diğer yandan "Ankara'da çekecek yer yok" demek de abesle iştigal. Yıllardır yaşadığım yer olan Gölbaşı'nda hala çıkıp tuhaf yollara saptığımda, hiç görmediğim yerlere ulaşabiliyorum -ki bahsettiğim yer Ankara'nın sadece bir ilçesi. Kısaca efendim, şehirde gezilecek, görülecek, fotoğraflanacak yer çok. Benzin parasından, toplu taşımadan, bol bol yürümekten korkmamak lazım.![]()