Alıntı HakanGil Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Evet, biraz düşününce gelinen nokta dediğiniz gibi "manzaraya bak ne güzel" oluyor. Yine de biraz kapsamını daraltma ihtiyacı hissediyorum. Dadaist yaklaşımları, sürrealist yaklaşımları, falanı filanı çıkartayım içinden en azından dedim, olmadı. Daraltamadım gitti. Fotoğrafçılık dünyasının büyük bir kısmı Fine Art'ın kağıda basılıp satılmak için çekilen, "gideri olan fotoğraflar" olduğunu düşünüyor. O düşünceden yürüyeyim dedim, yine olmadı. Bir fotoğrafı fine art yapanın ne olduğunu söylemek zor. Ben uzun süre düşündüm, oturtamadım kafamda. Belki de "gideri olan fotoğraf" diyerek kestirip atmak daha hayırlıdır.
Bahsettiğiniz kapsamını daraltmak veya onu fine art yapanın ne olduğunu söylemek konusu aslında tamamen sanat için geçerli sayılabilir. Bir şeyi sanat yapanın ne olduğunu tam olarak tanımlayamıyoruz.(sözlük anlamı olsa da modern dünyada her şey o kadar basit olmuyor) Hepimizin evinde bi kaç defa karşılaştığı televizyonda sinyal gittiğinde gördüğümüz o karıncalı ekranın bir sanat eseri olarak sergilendiğini de gördüm, bir kamyon toprağın, farklı toprağın üzerine dökülmesinin de bir sanat olayı olarak değerlendirildiğini de gördüm.(Evet bildiğimiz inşaat kamyonu toprak döktü ve sanat kabul edildi bu.)

Bi yandan da kendimle çelişmek gibi olacak belki ama sanatın zaten bu olduğunu, belirli sınırlar, kurallar, net kalıplar veya net tanımlamaların dışında olmasının zaten sanat olduğunun farkındayım. Fine art fotoğrafı da fine art yapan sanırım sadece altında yatan fikirler, fotoğrafçının ona kattığı herhangi bir duygu veya düşünce sanırım. Veya çok daha basit olan tabiri ile birileri ona fine art dediği ve öyle duyulduğu için artık o bir fine art. Diğer türlü ise uzun süre dünyanın en pahalı fotoğrafı olarak bilinen Rhein II fotoğrafının pek "gideri olan fotoğraf" olduğunu düşünmüyorum. Güzel 2 renk ve 3-5 çizgi var sadece.