Alıntı mustafanazif Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
abi bu geniş kapsamlı bir soru...
sadece ve sadece fotoğraftan kazanan çok az kişi tanıyorum...
bunun sebepleri türkiye şartları ...
ve fotoğraftan para kazanan tanıdıklarımın çoğu da belli sektörlere hitabeder... diğer alanlardan çok fazla para kazanmaz, hatta bazı alanlardan hiç kazanmaz.
öncelikle o arkadaşın kendisine bir alan belirlemesi gerekiyor ve o konuda uzmanlaşması gerekiyor, kendisini ispat etmesi gerekiyor
herşeyden önce kendisine isbat etmek zorunda... bunun için ekipmanlara tam hakimiyet ve kreatif bilgi şart...

bir işyeri açmak türkiyede çok kolaydır
bankaya yatıracağınız belli bir miktar (şirket kurulduktan sonra bunu alıyorsunuz) ve şirket açılırken yapılacak harcamalar... bu da maksimum 5000 liradır yarısını geri alırsınız...
geriye mobilyalar kalır... bu da kolay iş...
buraya kadar her şey kolay, esas zorluk bundan sonra...

kime, nasıl hitabedeceksiniz, iş nasıl bulacaksınız vs...
bunun için de uzmanlaşacağınız bir konu ve müşterilere hitabedeceğiniz bir alan olması lazım...
yoksa git, 300-500 liraya ayda 4-5 otomobil fotoğrafı çek, beheri 5-10 liradan ürün çekimi yap, bununla şirket dönmez abicim...
ne yazık ki piyasa şartları acımasızdır...

arkadaşın iyi düşünüp hareket etmesi gerekiyor...
Mustafa hocam, beklendiği gibi mevcut durumun gerçeklerini açıklamışsınız.
Tam da bu nedenle -Fotoğraf konusunda ölçütler, kurumsal alt yapı, sertifikasyon gibi kriterler olmaması- kargaşa, fikir uçuşmaları oluşuyor.
Arkadaşlarımın kaçının haberi var bilmiyorum ama bu konuda bir örgütlenme çatısı olarak Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu mevcut. Bir de galiba tek Ankara Fotoğrafçılar Odası var. Bunların hiç birisinin de henüz yasal alt yapısı yok. Örneğin ticari bir stüdyo açacaksanız başvuru merci bile belirsiz. T. Sanatkar ve Esnaf Konfederasyonuna bağlı bir Oda yok. İter istemez Sanayi ve Ticaret Odalarına bağlı bir "Ticarethane" açıyorsunuz.
Sertifikasyon konusu da öyle. Şu anda yasal ya da sanal dernekler aracılığı ile ya da tamamen kendinden menkul şekilde kurslar, eğitim veriliyor.
Eğitim deyip geçmeyin, dünyanın her yerinde olduğu gibi ülkemizde de eğitim olması gerektiği şekilde verilmediğinde hem eğitimi alan kişi zarar görebiliyor hem de muhatap olduğu kişilere zarar verebiliyor. O nedenle de Milli Eğitim Bakanlığınca kabul görmüş global kriterler ve onay olmayan kursları, eğitim kaynağı olarak görmek olanaksız. Zaten verdikleri geçerli bir sertifika da yok.
Hasılı, ölçü yok. Neye göre konuşacağız?
Bu açığı gören yüksek öğrenim kuruluşları duruma el attılar ve Fotoğraf bölümleri açtılar. Diğer yeni mesleklerde olduğu gibi buradan mezun olacak olanlar bu kurumsal alt yapının oluşması için baskı yapacaklardır.
Öte yandan şu ana kadar mümkün olmadığı için herhangi bir sertifikasyonu, ve mesleki örgütlenmesi olmayanlar ne yapacaklar?

Demokrasilerde çare tükenmez
Bence mevcut fotoğraf profesyonelleri bir an önce kurumsal yapılanmaya gitmeli ve "akreditasyon" eğitimleri, kursları ve sertifikasyonları oluşturmalılar.
Bunca iş güç arasında nasıl olacak demeyin. Ben, bırakınız yapsınlar, bırakınız çeksinler diyenler kadar iyimser değilim. Sabah çektirdiği fotoğrafla emniyetten biyometrik değil diye geri dönenden tutun, bastırdığı broşürü çöpe atmak zorunda kalan esnafa kadar bu işin mağdurlarını da gözetmek fotoğraf profeyonellerinin sorumluluk almaları gereken bir durum diye düşünüyorum.



.