arkadaşlar benim bilgilerime dayanarak, ben meselenin petrol meselesi olmaktan çok daha uzak, kürdistan kavramı ile çok alakalı olduğunu düşünmüyorum.

şu anki teknolojinin nelere müsait olduğunu bir görelim:
hiç bir yakıta ihtiyaç duymadan dünyayı tamamen dolaşabilecek kapasitede araçlar ürütelilebilir. (yani benzin ihtiyacı olmadan)
hiç bir yakıta duymadan bir evin bütün ihtiyaçları giderilebilir (elektrik kullanımı sıfır)

hava, su ve güneş kullanılarak teknolojinin ihtiyaç duyduğu her şey temin edilebiliyor zaten...
fakat bu yapılmıyor, sanayi ve sektör haline getirilmiyor.
sebepleri malum...

amaç tamamen bölgeyi istikrarsızlaştırmaktır.
bu osmanlı'da da bir stratejiydi...
amerika ve diğer ülkelerin değiştirmekte zorlandığı iki ülke var:
birisi türkiye diğeri iran.
bu iki ülke de kendi içlerinde dinamiklerine çok bağlılar.

kürdistan gibi bir kavram amerikanın ve diğer işbirlikçi ülkelerin işine çok gelmektedir.
zira zaten kendi yapacakları şeyleri, bir başkasına yaptırmaktdırlar ve ortalığı karıştırmaktadırlar.
bir ülkeyi 50 yıl geriye götürmek istiyorsanız, orada bir iç savaş çıkartın.
bu taktik her zaman işlemiştir.
ki, zaten gelişmemiş bir toplumun 50 şer yıl arayla iç savaşlarla heba olması demek o ülkenin asla ileri ve müreffeh bir ülke düzeyine ulaşamaması anlamına gelir.

türkiye'de bir şeyler düzelmiyor çünkü, türkiye'deki politik anlayış şöyle işliyor:
bir parti başarılı olduğu için iktidara gelmiyor,
bir partinin iktidara gelmesinin tek sebebi, diğer partilerin başarısızlığıdır.
ve iktidara gelen parti de başarısızlar içerisinde en az başarısız olanın seçilmesiyle oluyor...

ve evet, türkiye yavaş yavaş bir bölünmeye doğru gidiyor.
bunu hissettirmeden yapıyorlar.
mevcut kürt açılımı poliikası ve son olaylar gösteriyor ki,
aslında bir açılım falan yok, "sadece uygulamaya konmuş bir plan var"
marksist söylem altına gizlenen bir kürt açılımı söz konusu
aslında öcalan kim, marksizm kim, adam marksizm'in M'sinden anlamaz
ama söylemler nedense marksist söylemler ardına gizlenir.