Alıntı eftaLYa Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
7-8 senedir bu işin çok içinde biri olarak diyorum ki "aynen öyle"...
Kardeşim moda fotoğrafçısı benim.
Müşteri iş istiyor. Biz ürünlerinizi görelim size göre bir konsept oluşturalım diyoruz. Adam "yok ben bilmem kaç senesindeki gucci kampanyasından istiyorum" diyor. E diyoruz onu X fotoğrafçı çekti çok bilindik iş. Olsun diyor. ben iç piyasaya hitap ediyorum anlamazlar!

Çekmem dersen çekecek binlerce fotoğrafçı var piyasada. O dakikadan sonra bu işten ekmek yemek istiyorsan ve sanatını da işin içine katmak istiyorsan ışığınla renginle farklılık yaratmak ama aynı zamanda müşteriyi de memnun etmek..

Ben mesela doğum, bebek, çocuk, gelin damat vs çekiyorum
Doğum hep aynı sezeryan hep aynı.. Esinlenmesem ne yazar hepsi birbirine benziyor..

Ama kendi fotoğraflarımın altında çok farklı imzalar gördüğüm de oldu. bir yanım uyuz olsa da bir yanımın hoşuna gidiyor bu. Kendimi bir halt sanıyorum
Valla sizin yoruma da katılmamak elde değil. İnsan odaklı bir iş yapıyorsanız pek bir seçenek yok gibi. Genelde olayı canlandırmak için farklı mekanlar ve kullanılan aksesuarlar giriyor işin içine. Ayrıca bir modele verdirebileceğiniz ya da modelin durması gereken poz sayısı bir yere kadar. Hani amuda kalkıp çekeyim desen onu da yapan var. Mudo'nun geçen yaz ya da ondan önceki kataloğunda benzer fotoğraf vardı. Bu şartlar altında başta da dediğim gibi bence mekan ön plana çıkıyor. Eğer stüdyo ortamı ise pek bir seçeneğiniz hatta hiç seçenek kalmıyor. İş tamamen modelde bitiyor.

Doğum fotoğraflarında pek yapacağınız bir şey yok. Bebek ve çocuklarda ise tamamen ufaklığın izinde gidildiğinde bir heyecan buluyorsunuz. Zira onları oturtmak zor. Gelin damat ise moda fotoğrafı gibi bazen. Bir katalog çekimine döndürebilirsiniz. Kurgular oluşturabilirsiniz. Ama gerisi yine aynı.

Sonuçta şöyle bir şey doğuyor. Titanic filmini ne izleyeyim. Sonunda batacak gemi zaten. Ama böyle demeyip yine akıldaki tüm kompozisyonlar denenmeli. Yeniler çektikçe, gelecektir, gelir...