Sevgili Cem, her şeyden önce bir FF makineye sahip olduğun için kutlarım, güle güle kullan. İster FF ister APS-C olsun DSLR in en önemli avantajları bizlere zor ışık koşullarında kompak ya da analog makinalara oranla daha başarılı fotoğraf elde etme olanağı vermeleri.
Gündüz, yüksek enstantanede fotoğraf çekmeyi amaçlıyorsan bir 350D body ve Gamze arkadaşımın önerdiği 55-250 lens işini görür!

diafram, enstantane, ISO üçlüsü bize pozlama olanakları sunar. Ama hepsi bu kadar da değil, makinelerimizin ya da edit programlarının sağladığı telafi becerileri daha fazlasını yapmamızı da sağlayabilir. Böyle bir çok telafi yöntemi var, işte ISO yu (iso hızını) yükseltmeyi de böyle bir telafi mekanizması olarak düşünmeni ve zorunlu hallerde en son çare -en açık diafram, mümkün olan en düşük enstantane den sonra- başvurulacak yöntem olarak kullanmanı öneririm. Sadece kumlanma (gürültü) değil, detay kaybı hatta bantlama gibi problemleri de hesaba katmakta fayda var.

Işık kullanarak elde edeceğimiz pozlamada enstantane hızını ve ISO hızını makinemize yaptırırken ışığın içinden geçtiği lensimizin camlarının kalitesi ve açılma miktarı-yeteneği yeterli ve doğru açılarda, keskinlikte ışık sağlamadığı taktirde makinemize-sensörümüze güvenerek başarılı sonuç elde etmek oldukça iyimser bir yaklaşım olacaktır.

Her zaman yatırımın büyüğünü lense yapmanızı öneririm. Amaç, kendimizi kısıtlamak değil, kısıtlı olanakları alt etmek olmalıdır diye düşünürüm.

bayramımız kutlu olsun.