Öncelikle, her türlü lensi kullanabilirsiniz. Teorik olarak hiç bir engel yok. Bu kadar fazla lens olması aslında fotoğraf çeken kişiye kolaylık sağlamak amaçlı. Ancak bu amaç başlangıçta kafa karışıklığına neden olmuyor değil.
Rakamlar (50mm, 18-55mm, vs) üzerine gitmektense odak mesafelerine göre lens sınıflamalarını kullanmak daha sağlıklı olabilir.
Yani, a) Ultra geniş açı b) Geniş açı c) "normal" ve d) Tele e) Süper tele lensleri kullanım amaçlarına yönelik olarak tercih ediyoruz. Bu sınıflamada kullanılan yöntem, odak mesafesi, sensörün kısa kenarı kıyaslaması kıstas alınarak yapılıyor. Kısa kenardan daha kısa odak mesafeleri ultra geniş. kısa kenar 50mm arası geniş, 50mm normal, 50-85 mm tele, yukarısı süper tele gibi.
Siz bir 200D satın aldığınızda tam kare (ya da Full Frame) sensörün 1.6 oranında "kırpılmış" yani crop ya da APS-C sensörlü gövde kullanıyorsunuz. Sizin sensörünüzün kısa kenarı, 14.9mm (uzun kenarı da 22.3mm).
Bu arada odak mesafesi hakkında konuşurken de FF sensörler baz alınarak konuşmak adettendir (kolaylık amaçlı). Yani eğer FF bir gövdeyi baz alırsak sizin bu lensle elde edeceğiniz en düşük odak mesafeniz 28.8 mm e denk gelmekte, en uzun odak mesafeniz ise 88 mm olmaktadır. Bu kırpma oranları markalara göre değişir. Örneğin Nikon da APS-C sensör çok çok az daha büyüktür (çarpan, 1.5 tir).
Sonuç olarak 18-55 bir lensi kullandığınızda Geniş açı (50mm den küçük) ile tele mesafesi -50 mm den büyük, 85mm sınırında- içinde odak mesafeleriniz oluyor. Bu da onu oldukça kullanışlı yapıyor.
50 mm f / 1.8 prime lense gelince, iki büyük avantajı var; 1. Dyiafragma açıklığı çok (bu nedenle daha yüksek enstantane kullanabildiğimiz için bu lenslere "hızlı" lensler diyoruz). Böylece düşük ışıklı ortamlarda kullanma olanağımız artıyor ve hareketli cisimleri daha hızlı enstantane ile çekebiliyoruz.
2. Bir prime lens (yani zoom lenslere göre oldukça yüksek optik kalite) sunan bir lens için göreceli olarak ucuz. Örneğin bir 100mm macro lens bu lensin 6-7 misli fiayata satılır.
Işık konusuna gelince, ışığın şiddetinden ziyade kalitesi asıl çözülmesi gereken sorun. Yani aslında ışık almayan ya da ışığın patladığı alanlar olması, rengi, tonu gibi konular sorun yaratır. Çok sayıda ışık kaynağı, dolgu flaşları, yansıtıcılar, diffüzörler, vs hep bu amaçlı.
Kolay gelsin.