Alıntı fraktalinda Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Estağfirullah Mustafa Hocam, eğer İran tarzı nes'talik'ten bahsediyorsanız
tabiki doğrudur. Özellikle çalışmalarınızdaki kağıt seçimi (eğer sonradan
uygulanmış texture değilse) çok hoş!.. Yazınızın iç bölgelerindeki net siyah
renk güzel duruyor. Ama tercih olarak kenar bölgelerinde kamış hareketlerinin
seçilemeyecek kadar gizlenmiş olması sanki harflerin doğallığını etkiliyor ve
matbadan çıkmış havası veriyor, tabiki bu şahsi görüş, bakış açısı.
Çalışmalarınızdaki harflerin özellikle çanak bölgelerinde
meydana gelen daralmaları kamış kalemle o şekilde çıkarmak neredeyse imkansız.
Bu dikkatimi çekti sadece ve kafama takıldığı için sordum, merak ettim.

Bildiğiniz gibi hat sanatı tarihimizde nes'talik yazısının en güzel örneklerini
Yesarizade Mustafa İzzet Efendi ve Hulusi Efendi gibi büyük talik üstadaları
yazdılar. Onların eserlerinin her biri tekrar yazılması mümkün olmayan
birer şaheserdir. İncelediğimizde bu tarz harf stillerine rastlamıyoruz.
Hat sanatında yenilikten yana olanlardanım ama asıla müdahele konusunda
sizinle hemfikir olamıyorum.
Özellikle son zamanlarda renkli mürekkeblerle kalem hareketlerini açıkça
görebileceğimiz cesur hat levhaları beni çok etkiliyor ve yenilikçi geliyor asla
sadık kalarak..

Yine birkaç çalışma daha taradım. Her ne kadar açtığınız bu güzel başlığa ve
sizin paylaştığınız birbirinden güzel çalışmalara yakışmasada heyecanımı
teskin edemeyip yükleyeyim istedim...
estağfirullah dostum, ne demek.
başlığı benim açmış olmam, benim anlamına gelmiyor, hepimiz paylaşayacağız, ki güzellikler artacak... hepimiz aynı yolun yolcusuyuz biliyorsunuz... bâki kalan bu kubbbede hoş bir sadâ olacaksa, bizim de bir sesimiz olsun, sizin de bir sesiniz olsun... amaç bu...

dediğiniz gibi, bazı çalışmalarımda, hat kaleminin, daha doğrusu klasik usulün kıvrımlarını göremezsiniz, görülmez... klasik usûl icra eden dostlar elbette ki bazen bana kızıyor olabilir ama ben bu şekilde kendimi biraz daha özgür hissediyorum... henüz hala tam oturtamadığım bir tarzım var... bazılarına göre oturmuş bir tarz ama benim hala üzerinde çok çalışmam gerektiğini biliyorum...

bir takım hülyalar peşinde değilim açıkçası, hani ünlü olayım gibi bir derdim de yok... sadece sanat adına bir şeyler yapayım diyorum. bazen de kendiliğinden çıkıveriyor...

biliyorsunuzdur, geçtiğimiz senelerde suriye'de bir gösteri yapmıştım hat sanatı üzerine... 2 gün içerisinde yaklaşık 2.000 civarında hat yazdım bu gösteride... ve hiç klasik usûl yazmadım...

sponsor aracılığı ile gitmiştim ve ben gitmeden önce çalışmalarımdan bir deste, ürdün'e posta ile yolladım... sponsor anlaşması yapılmıştı ama yine de reel, kağıt olarak ellerinde olmasını istediler ve biraz da araştırma yapmak istemişler... ürdün ve suriye'de bu tarz yazan hiç kimseye rastlamamışlar, bu yüzden özellikle beni istemişler gösteri için... bu benim için güzel bir şeydi...

şu soruyu sordum: "ürdün ve suriye'de hattat yok mu? hatta benden çok daha düşük rakamlara orada bunu yazacak çok kişi vardır muhakkak....." dedim. cevabın, "tabii ki çok hattatlar var, hatta ücret bile almayacak olan çok var fakat biz hem hattat, hem visual artist arıyoruz"...

aslında bizim noktamız burası... yani benim noktam....kendimi hattat olarak görmüyorum, sadece bu yolun yolcusuyuz şükür... ama visual artist konusu da benim için önemliydi... bazı konularda birkaç unsuru bir arada bulundurduğunuz zaman, insanların ilgisini daha çok çekiyor...

ben oraya gittiğim zaman, inanın en çok şu sözü duydu (ben yazarken),
"الخط العثماني" (hattu'l-osmanî)... yani insanlar bunu mırıldanıyordu... demek ki formdan çok uzaklaşmamışız... ve kendi dillerini konuşan, kendi yazılarını yazan insanlara, orada bu gösteriyi yapmış olmak benim için esasen, gurur verici bir olaydı. hem sanat açısından, hem türk olarak, hem de farklı bir çizgi ortaya koyarak...

biraz farklı tarz yazıyor olsam da,
şuna inanın ki dostum, klasik usûl her zaman başımın tacıdır...

sizin de çalışmalarınız harikulâde, şahsen çok beğendim... devamını d a yüklerseniz memnun olurum... biliyosunuz, bizler bu sanatı icra ederken çok şeylerle karşılaşıyoruz...

bir gün yazarken, bir singapurlu yanıma geldi... kendisi hristiyandı... yani boynunda haç vardı... ne yazıyorsunuz? diye sordu ingilizce olarak... o ara, lafzatullah ve muhammed (sav) yazıyordum. Allah ve son peygamber hz. muhammed'in ismini yazıyorum... dedim... çok güzel, bana da öğretir misin? diye sordu... şaşırdım birden... ne kadar kalacaksınız? türkiye'de diye sordum. yarın uçağım kalkacak dedi... hangi otelde kalıyorsunuz? diye sordum. Otelinin adını söyledi... tamam işim bitince gelip size öğreteceğim dedim... işim bitince oteline gittim, odasında yaklaşık 3 saat kendisine lafzatullah ve muhammed (sav) yazmayı öğrettim... hala yazışırız arada... farklı şeyler yazmaya çalışıyor kendisince

ama güzel şeyler bunlar dostum...
farkında olmasak da, güzel şeyer oluyor...
ve en güzeli,
"olacağını" hep bilmek...

muhabbetle.

bu arada kağıtlarımı bazen hazır kullansam da, bazen ps'de texture olarak eklesem de, çoğunlukla guaj boya ile kendim boyuyorum... bazen 10 farklı guaj boya kullanıyorum kağıt desenlerimi oluştururken... bunun için de sadece küçük bir selpak parçası kullanıyorum...