aytaç beyin söylemek istediğini yazacaktım. gerek kalmamış, kendisi açıklamış.

hep daha keskinini, daha güzelini veya daha çok albenisi olanı çekmek için uğraşan insanlardan, üzülerek belirtmek isterim ki, birisi de benim. bu aralar yeni bir lens arıyordum, levent bey aklıma girdi. hem kendi aradığımı alacağım, hem de en kısa süre içinde onun tavsiyesini de dikkate alacağım gibi duruyor.

ama ben bir sene öncesine kadar "diyafram nedir?" sorusuna "akciğer ile mide arasındaki zar" cevabını verirdim. şimdi acaba hangi lensin çektiği fotoğrafın %100 croplu halinin daha keskin olduğunu saatlerce araştırıyorum. dikkat edin, 3 tane isim tamlamasını ve 1 tane sıfat tamlamasını aynı potada erittim. neden araştırıyorum derseniz, fotoğrafları dandik monitörlü bilgisayarımda işlediğim zaman son halinde aklımda kurduğum sonuçları görebilmek için.

tabi olmayınca, akıldan geçen ile gözün gördüğü farklı olunca insan hüsrana uğruyor. her şey, jpeg'in son hali için benim açımdan.

ekipman belki de insanın sınırlarını zorlaması için bence gerekli. konserlere gidip hüsranla dönen, yıldırım fotoğrafı çekeceğim diye sabahın 6'sında insanları uyandırmak suretiyle rahatsız eden veya strobist fotoğrafların nasıl çekildiğini soran bir kişiye ekipman eksikliğinden rezil olmuş bir kişi yazdı bunları.