Atalay abi katılmıyorum. Öncelikle ülkedeki yandaş basın dahil (mevcut durumdan bahsetmiyorum sadece her siyasi yapı yandaşları ve rantıyla medyada at oynattı tarih boyu) bir fotoğrafçıyı afaroz edemez.
Görkem'in şu anki fotoğrafları müşteri bulur, yabancı basınla çalışan uluslararası ajanslardan talep görür diye bir iddiam yok. Ama ilk fırsatta canını dişine takarak toplumsal olayları fotoğraflayan, kendi bakışını/fotoğrafik yorumunu işe katan Görkem'in fotoğrafları ne kadar erken rağbet görürse o kadar iyi. Uluslararası ajanslara fotoğraf satan abilerimiz var. Bir süre sonra zaten öneriler, yönlendirmeler geliyor. Kaliteli, büyük ajansların bu tavsiyeleri ise işe müdahale anlamında değil bilakis fotoğrafçıyı geliştirecek mahiyette.
Zira bilhassa batıda her şeye rağmen basın serbestisi var. Tarza, cesarete, aykırıya değer veriyor elin oğlu. Bugün olmasa yarın Görkem de umarım o anlamda (kendini mutlu edecekse) bir kariyer yapar. Canını tehlikeye sokmadan mümkünse dünyanın her yerinde, seçeceği aktiviteleri, toplumsal olayları fotoğraflar.
Bu ekipmanla, yolun başında sayılmasına karşın bu yetenekle bence şimdilik İstanbul (iki kıtanın birleştiği İmparatorluklar'ın bakiyesi kadim başkent, Türkiye medyasının ve sosyal hayatının fiili başkenti) bence güzel başlangıç böyle fotoğraflar çekmek isteyen adama. Portre olsun, sokak, sosyal olay olsun kozmopolitliğiyle, dokusu, nüfusu ve hararetiyle İstanbul bambaşka bir yer..


5Likes
LinkBack URL
About LinkBacks




Alıntı ile Cevapla