Eline sağlık sevgili Ahmet,
Bu röportajdan benim algıladığım, içinde yaşadığımız topluma karşı -sanatçı duyarlılığımız ve becerilerimizle- sorumluluklarımız var, bunu yerine getirmek için bir sanat akımının fotoğrafçılara tanıdığı da bir fırsat var, ayrıca bu konuda üreten insanlar, atölyeler de var. Haberiniz olsun.
Röportaj, bir yandan Mehmet beyin yaşamöyküsü, öte yandan toplumsal gerçekcilik akımının fotoğraftaki yeri konularını Mehmet beyin ağzından anlattığı için olsa gereki, bir kaç kez okumak ihtiyacı duydum. Hatta yukardaki metni okuyunca Mehmet beyin başına gelenlerden, kaçınılmaz bir şekilde bu yola girdiği izlenimi alıyoruz.
Öyle ya da böyle, çeşitli akımlardan etkilenme hakkına, özgürlüğüne sahibiz.
Bu röportaj hem hoşuma gitti hem de günümüz olanakları, teknolojisi içinde bu akımın gerekliliği demiyelim ama değeri üzerine düşünmeye itti. Cep telefonları olsun, digital makinelerin sosyal medyaya ulaşma becerileri olsun, o kadar gelişti ki, bazen günde yüzlerce fotoğraf izliyoruz. Aralarında da oldukça estetik diyebileceğimiz önemli bir yüzde var. Bizim forumumuzda galiba yer almadı ama 20 ye yakın foto muhabiri bir Gezi sergisi bile açtılar.
Diyeceğim o ki, farkında olmadan zaten büyük bir kitle bu akıma hizmet ediyor hale gelmiş olabilir. O zaman böyle, sıkı sıkıya siyasi görüşümüzle tanımlanmış bir sanat disiplini için çaba göstermek bir bakıma kendimizi sınırlama çabası haline gelir mi?

off Ahmet, dönüp dolaşıp bizi aynı yere getirdin, Sanat ne içindir!