Dediğiniz gibi banyo, baskı gibi bir çok külfetten kurtulmak güzel oldu. Film bitecek korkusu olmadığı için gördüğüm her şeyi çekmeye başladım. Ama bu sefer de fotoğraf çekerken fotoğrafa özenme durumu ortadan kalktı. Aman ne de olsa istediğim kadar çekebilirim film yok diye önüme geleni çekiyorum. Bu sefer de makinede bir sürü çöp fotoğraf doldu. Eskiden filmli makinede 36 pozdan 15-20 güzel çıkarabilirken, şimdi 100 fotodan 5 tane çıkarsam seviniyorum. Bu bakımdan analog makinedeki o ruhu dijitalde bulamadım. Tabi bu tamamen kişisel bir durum. Analog makinede nasıl foto çekiyorsam bu makinede de öyle çekebilirim. Zamanla çöp foto çekmeyi bırakırım herhalde.
Canon 100D'den çok memnun kaldım. Ufak tefek ve hafif bir makine. Tamamen metal gövde A1'den sonra taşıma kolaylığı bakımından iyi oldu. A1'in tek başına 50mm 1.4 lensi bu makinenin tüm ağırlığından fazla. Giriş seviyesi olduğu için fotoğraf kalitesi düşük olur diye tahmin etmiştim ama beni yeterince tatmin etti. Tahminimin çok üzerinde bir kalitede fotoğraf çekebiliyor.
Her şey iyi hoş güzel de şu crop sensör olayı moralimi çok bozdu. Makine ilk geldiğinde hemen 50mm lensi taktım. Vizörden bakıyorum bir sıkıntı var diyorum. 50mm böyle olmamalı. Sonra A1'i çıkarıp onunla aynı nesneye baktığımda keyfim acaip kaçtı. Resmen fotoğrafın yarısı yok. Yıllardır kafamda yer edinen 50mm candır mottosu bir anda yok olup gitti. Şimdi oturdum acaba hangi lensi alsam bana A1'deki 50mm görüş açısını sağlar diye düşünüyorum.
Crop sensör pişmanlıktır.


LinkBack URL
About LinkBacks




Alıntı ile Cevapla