Melih Bey,
Öncelikle elinize sağlık.. Sizin yazılarınızı keşke daha sık görebilsek burada..

Aslında yazınızı destekleme amacı ile (hoş desteklenmeye de ihtiyacı yok ama) şu noktaya parmak basmak lazım kanaatindeyim; Osmanlı batı ile kıyaslandığında en az onlar kadar sanatın içindedir.. Ama farklı branş ve yaklaşımlarla... Bahsettiğiniz gibi Fatih portresini çizdirmişti.. Hatta bilinen Osmanlı Padişahlarının hepsinin portresi vardır.. Ama ressamların hepsi yabancıdır.. Osmanlı ressamlarının, ki siz önde gelenlerinin isimlerini bizlerle de paylaştınız, neredeyse tamamı batılılaşma hareketlerinden sonra bu sevdaya kapılmış şahsiyetlerdir.
Buna karşın Osman Gazi'den beri neredeyse tüm Osmanlı padişahları sanatkardır...

  • Osman Gazi,
  • II. Murad (Muradi mahlası kullanır),
  • Fatih Sultan Mehmet Osmanlı'nın önde gelen şairlerindendir (Avni mahlası ile divanı da vardır - kütüphanemde mevcuttur) ki portresinde çiçek olmasının bir sebi de budur.
  • II. Yıldırım Beyazid bestekardır (yanlış hatırlamıyorsam bugüne ulaşabilmişdokuz adet peşrev ve saz semaisi var)
  • Kanuni Sultan Süleyman (Muhibbi mahlası kullanır)
  • III. Mehmet (Adni mahlası kullanır)
  • I. Ahmet (Bahti mahlası kullanır) aynı zamanda bestekar vede yanlış hatırlamıyorsam neyzendir
  • II. Osman (Farisi mahlası kullanır)
  • IV. Murat ( Muradi ve Şah Murat mahlaslarını kullanır) ve aynı zamanda bestekardır ve meşhur "Uyan ey gözlerim gafletten uyan, Uyan ey uykusu çok gözlerim uyan" mısraları ile başlayan ilahi de kendisine aittir. Ayrıca resime de merakı vardır ve yanlış hatırlamıyorsam eserleri de var.
  • IV. Mehmet (Vefai mahlası kullanır)
  • II. Mustafa (İkbali ve Meftuni mahlaslarını kullanmıştır)
  • III. Ahmet (Mefit mahlası kullanır)
  • I. Mahmut (Sebkati mahlası kullanır)
  • III. Mustafa (İkbali ve ve Cihangir mahlaslarını kullanır)
  • III. Selim (İlhami mahlası kullanır) ve aynı zamanda bestekar ve de neyzen olup Suz-i Dilara makamının sahibi ve de aynı isimle bir ayin-i şerife sahiptir ki tüm Mevlevi ayinlerinde mutlaka okunur.
  • II. Mahmud (Adli mahlası kullanır) aynı zamanda hattat ve de bestekardır.
  • Abdulaziz Han bestekar ve de ressamdır
  • II. Abdulhamid marangoz ve oymacıdır (Yıldız Camiindeki Hünkar Mahvilindeki oyma işlemeler de dahil olmak üzere büyük kısım kendisinin ellerinden çıkmıştır)
  • Mehmet VI. Vahdettin bestekardır

Bütün bu isimleri neden yazdım.. Başı sanatkar olan bir millet elbetteki sanatkarlara da kucak açmış ve onları kollamış ve gözetmiştir...
Bu sebeple milli olarak sanat estetiğinden uzak olduğumuzu burakın iddia etmek ifade etmek dahi yanlıştır..
Sadece ifade etmek istediğim resim ve fotoğraf saraya ve hayatımıza çok sonraları girmiş ve diğer milli sanat dallarının yanında çoğunlukla "seyredilmiştir".
Şiir, mimari, müzik, marangozluk, tespihçilik, dericilik, çinicilik, ipek dokumacılığı, halıcılık, bakırcılık, silah sanatı,..
Bunlar Osmanlı'da ön plana çıkmış sanat ve de sanat ayarında zanaatlerimizden aklıma gelenlerin birkaçı...

Melih Bey'in de dediği gibi "bizden adam olmaz" ifadesini tartışmam bile.. Aksine kökümüz sağlamdır.. Bu arada şunu da ifade etmek gerekir ki bu sağlam köklerin iki temel sebebi vardır ki, bunları gözden kaçırmamak ve de mutlaka dile getirmek gerekir. İlki neredeyse tüm Osmanlı padişahları Mevlevi'dirler.. Bu sebeple diğer yönetim ve askeri eğitimleri kadar aynı zamanda gönül insanlarıdır. İkinci sebep ise Osmanlı imparatorluğu tebası içinde yer alan Macar, Rum ve Ermeni sanatçı ve de zanaatkarlardır...
Meşhur bir konçertomuz olmayabilir ancak inanılmaz güzellikte ahenkte ve de teknikte Ayin-i Şeriflerimiz ve de Saz eserlerimiz vardır. Kölndeki yada Pari'teki gibi büyük bir katedralimiz olmayabilir, ancak karşılığında Süleymaniye ve Selimiye gibi eserlerimiz vardır.
Sonuçta sanatta da etkilenmek ve etkilemek önlenemez olgular... Türk fotoğrafçılığı dendiğinde ben şahsen daha yeni başladık diyorum...

Umarım sürç-i lisan etmemiş ve haddi aşmamışımdır.