Aslında burada (yine ders gibi olacak ama.. ) kaliteli ürünü hatırlamak lazım...

Kalite; gereksinimleri karşılama becerisidir.

Üreticiler Kalite Evi diye bir sistem kurarlar.. Bu evin temel öğesi VOC (Voice of Customer - Müşterinin Sesi / Beklentisi / İstekleri) dur. Bunun karşılığında firmanın verebilecekleri gelir.. Ve en iyi ürün kombinasyonu ortaya çıkarılmaya çalışılır... Burada müşteri çelişkiler kümesidir... Çünkü müşteri kaprislidir ve işine gelmeyeni çabuk unutur...
Müşteri çelişkilidir.. Derki araba hızlı gitsin ama sağlam da olsun, aerodinamik olsun şık görünsün ancak şehir içi de kullanabileyim, ve tabii ucuz olsun... Ancak bunlar hep çelişen ifadelerdir.. Araç sağlamlaştıkça ağırlaşır, ağırlaştıkça yavaşlar.. Buna karşın daha büyük ve güçlü bir motor gerekir..Ancak bu seferde ekonomik problemler çıkmaya başlar... Güvenlik eksiklikleri riskleri doğar... Ancak işte müşteri ne serden geçer ne de yardan vaz geçer...
Şimdi o geçiş dönemlerinde insanlar heyecanlanmamış mıydı...
Waayyyy... Bak sonunda liveview de eklendi...
Ulan şu ekran hareketli oldu yaa... Bitti bu iş....
Artık Nikon gibi çok noktadan netleme yapmaya da başladılar ya, şimdi Canon alınır işte....
Bak bunda Pro gövdeler gibi izolasyon da varr......

Ama ne oldu şimdi onları kötülüyoruz....

Unutmayalım ki pazarlama çok eksenli ve pis bir iştir...
Kendini unutturmayacak ve önde olacaksın...
Müşteri sabun gibi olacak.. Ne sıkacaksın ne de elinden kayacak...

Bence olay üreticinin değil basbayağı tüketicinin bilinçsizliği nedeni ile kendi halt etmesi...
O sebeple gövdeleri tartışmanın bir anlamı yok.. Masaya biri yatacak ise o kullanıcı olmalı... Çünkü satıcının herzaman sol omuzundaki kırmızı kuyruklu konuşur...
Pek tabii ki doğal olarak...
Kimse iki sene önceki makinayı al demez....
Ancak müşteriler bilinçli ise demek zorunda kalır...