çek cumhuriyeti'nde girmediğim yer kalmamıştır. gidecek arkadaşlar eğer birkaç kişi birlikte olursanız araba kiralayın. yaşanılacak bir ülke, emekliliğimde (20 yıl sonra) yerleşmeyi bile düşünüyorum. elinde hançer ve sopa figürlü heykeldeki kişi mlada boleslav'dır. tahta geçmek için kardeşini öldürmüştür. heykelde bu anlatılmaktadır. mlada çekçe'de genç demek, genç boleslav yani. kızlar konusuna gelirsek, oldukça karizmatikler.. -10 derece soğukta bile mini etkeli ve topuklu ayakkabı giymeyi ihmal etmezler. ülkede eğitim seviyesi %98.. bu yüzden ülkenin %63'ü kendini ateist olarak tanımlıyor. Ülke çok güvenli; avm ve havalimanı girişilerinde güvenlik yok, çünkü adamların terör ve ya bölünme gibi bir dertleri yok. Herkes birbirine son derece saygılı; kimse kimseyi inancı/inançsızlığı, düşüncesi ve yaşam tarzı dolayısıyla yadırgamıyor, bizdeki gibi dinci/milliyetçi ve mahalle baskısı yok. dünyanın çeşitli ülkelerinden gelerek avrupa'da eğitim alan öğrencilerin Amsterdam'dan sonra buluşma ve eğlence yeri prag'dır. Cuma ve pazar günleri trafik sorunu olur başka günler yollar bomboş. Bakmayın avrupa birliğine girip sözde kapitalist olduklarına, halkın %90'ı hala komünist yaşam tarzı ve düşünce sistemini savunur ve öyle yaşar.. zaten sorosçu bir turuncu devrimle demokrasi(!)ye geçtiler. Bilinmeyen bir güç on binleri eskişehir meydanına (old time square) döktü. insanlar ellerinde ev anahtarları salladılar. sadece hükümeti protesto ettiklerini sanarken birden kendilerini demokrasiye geçmiş buldular. anahtarların ucunda da turuncu kurdaleler vardı.. demokrasiye geçer geçmez avrupa birliğinin verdiği fonlarla ülkede ilk yapılan yatırım alışveriş merkezleri oldu. 3 yılda tam 11 avm yapıldı, yapılmaya da devam ediliyor. konuştuğum yaşlı bir çek amca bana "komünizmin sefasını sürecekken, nereden çıktı demokrasi" demişti..Sonuçta her türk gencinin mutlaka gidip görmesi, oradaki vizyondan kendine pay çıkarması lazım. zaten ucuz olduğu için pek çok avrupalı gencin ilk yurtdışı macerası prag'dır..ayrıca fotoğraflar güzel olmuş murat bey, ellerinize sağlık