Uzunca bir yuksek duvar her yeri beyaz ve mor sarmasiklarla kapli,ve onunde bembeyaz elbisesiyle cok guzel bir kiz.
Yasli gozlerle bakiyor bana,dolu dolu olmus guzelim masmavi gozleri,neden agliyorsunuz diye soruyorum,kiz sarmasiklarimi kopariyor herkes,ben onlari cok severim.
Neden kopariyorlar diyerke yine hickiriklara boguluyor.
Ben kimseleri goremiyorum bak kimseler yok ve sarmasiklar yerinde lutfen aglamayin diyorum.
Bak yaklas duvara diyor kiz,goreceksin nasilda acimasizca sarmasiklarimi kopariyorlar.
Yaklasiyorum duvara,daha daha yaklas diyor kiz arkamdan,yuzumu tam yaklastiriyorum duvara ve yuzlerce el beni yakalayip sarmasiklarin arasina cekmeye calisiyor.
Bagiriyorum,kiz arkamdan guluyor kahkahayla,nefes alamiyorum,boguluyorum hayir hayir hayir....
Kan ter icinde uyaniyorum,dogrulmadan once yataktan derin derin iki nefes almaya calisiyorum.
Kizada sarmasigada saydiriyorum kufuru,lan benimi bulur boyle dandik kabuslar diyerketen yataktan iniyorum,dun gece ictigim siprite kutusuna basiyorum.
Bir tekmede ona atiyorum,sove sove banyoya gidiyorum..
Bakudeyim ucuz bir oteldeyim,CanonTURK bisiklet turumun ilk gunu boyle basliyor.
Saat 8 olmus,koridordaki yuklu ve hazir bisikletimi kontrol ediyorum,yerli yerinde hersey,kucuk bir kahvaltidan sonra bisikletimi sirtlayip iniyorum otelden.
Telefonumdaki haritaya bakiyorum ve basiyorum pedala.
Gece hic iyi uyuyamadim uzerimde bir mahmurluk var,anlamsizca bakiyorum etrafa,insanlarda bana ayni sekilde bakiyorlar.
Burnuma ekmek kokulari geliyor sehiri cikarken bir mahallede,odun atesinin kokusunuda aliyorum,kesin bir tandir falan var bu civarda diyerek Yavasliyorum.
Biraz arastimadan sonra tandiri buluyorum,amanin pide yapiyorlar iki teyze,60 qepiq olan pideden birtane aliyorum posetiyle gidona bagliyorum ve sehiri cikana kadar ucundan ufak ufak kemiriyoum pidenin.
Bakuden cikiyorum,sumqayit sehrine 40 km diyor tabela,yol gayet duzgun,hoscakal baku diyorum ve macera baslar..