bir anımı anlatayım:
2000 yılında gazetede çalışıyorum, gazetede mesaim saat 16.00'da başlayıp saat 20.00'de bittiği için biraz rahattım dolayısı ile dışarıya çok iş yapıyordum.
yangın alarmları ve söndürücüleri ile alakalı bir katalog tasarımı yapıyordum. yaparken aklıma bir fikir geldi!



katalog'ta yaklaşık buna benzer bir tavan yangın söndürücüsü vardı. gazetede çalışan kendisini dünyanın en zehir gazetecisi olaraka gören bir arkadaş vardı: )
ben balkondan bir şehir manzarası çekip, bu yangın söndürücüyü çok çok küçük bir şekilde gökyüzüne yerleştirdim
arkadaş, gazeteye gelince de,

"olum ayakta uyuyosun dünya yıkılıyor, ajansa haberler düştü bile. ufo göründü sen de hızlı gazeteciyim diye üstünü başını yırtıyosun" dedim

fotoğrafa bakınca tabii kalp krizi geçiriyordu arkadaş, ulan nasıl kaçırdı a... : ) diye

hemen telefona sarıldı anadolu ajansını ve diğer ajansların numaralarını çevirmeye başladı
bu arada da gazetede herkes yerlere yatıyor gülmekten

diğer arkadaşların dediği gibi, tanımlanamayan bir cismin "tanımsız olduğunu tanımlayan" uzmanlar var olduğu sürece bu haberler eksik olmaz