Arka planda kalmadı hiçbir zaman da kalmaz. Eski İstanbul'u, Türkiye'den ve dünyadan birçok önemli şahsiyeti onun fotoğraflarından röportajlarından öğreniyoruz.
Bazıları onun sözlerini duydukça ondan soğumuş ama ben fotoğrafta kendimi geliştirdikçe ona saygım biraz daha artar oldu.
Onu eleştirmeden önce yaptıklarını öğrenmeyi ve onun Türkiye'nin fotoğraf belleğine neler kattığını bir araştıralım derim.
Sırf Bertrand Russell'in birkaç fotoğrafını çekmeye gitmeden önce onun tüm kitaplarını okumuş da çekimlerine öyle hazırlanmış bir insandan bahsediyoruz.
Bu bile onun fotoğrafa ne kadar saygı duyarak baktığını gösteriyor.
Ama bizler etrafımızdaki kişileri daha temiz(!) , daha hoş(!) ve daha alımlı(!) çeker ve bir anda onun fotoğraflarını beğenmez oluruz.
Sözlerim bu forumdan kimseye değil-genel bir değerlendirmemdir.