Konunun tümünü okudum. Aklıma yıllar önce arkadaşımın bana anlattığı şey geldi.
Yıl 2004... Arkadaşım Newyork'a work&travel için gitmiş ve 3 ay kalmıştı.
11 Eylül saldırılarından sadece 3 yıl geçmiş ve paranoya had safhada orada. Tabi güvenlik önlemleri de üst düzeyde.
Bunlar 2-3 arkadaş Manhattan bölgesinde compact makinalarla fotoğraf çekiyorlar. E tabi doğal olarak daha çok Gökdelenler, Empire States, Özgürlük anıtı, vs...
Hemen yanlarına 2 ekip otosu birden geliyor.... Ne yaptıklarını soruyor ve fotoğraf makinalarına bakıyor.
Asıl komedi ise şimdi başlıyor...
Polis ne yaptıklarını sorduğunda bizim bu arkadaş kötü ingilizcesiyle telaffuz hatası yapıyor ve yanlışlıkla yıkmak, patlatmak veya bununla ilgili bişey söylüyor. Halbuki sadece gezdiklerini ve fotoğraf çektiklerini anlatmak istiyor. (Şu an tam hatırlamıyorum hangi kelimeyi kullandığını ama çok yakın şeylerdi)
Arkadaşıma adını soruyor, kimliğini istiyor. Arkadaşımın adı CİHAD.![]()
E tabi polis heyecan yapıyor bu adı duyunca. Hemen telsizle irtibata geçiyor bilinmeyen bir yerle. 5 dakika sonra FBI geliyor oraya.
Bunları arabaya bindirip götürüyorlar. 3-4 saatlik kabus gibi sorgunun ardından serbest bırakıyorlar.
Aradan 2-3 hafta geçiyor ve bir gün kapı çalıyor... Gelen bir FBI elemanı.
İçeri girmek istediğini ve bazı sorular sormak istediğini söylüyor. Bunlar da tamam deyip alıyorlar.
Ev arkadaşlarından biri de havacılıkla ilgili bir eğitim alıyor ve duvarlarda uçak maketleri var. Tabi bunu gören FBI yine kıllanıyor. Tekrar sorgu-sual...
Ondan sonra uzunca bir süre evlerinin etrafında izlendiklerini anlattı arkadaşım.
Konuyla pek ilgili değil ama anlatmak istedim.
Ayrıca ben de Pamukkale'de tripod yasağı konusunda uyarıldım 2 sene evvel.