CanonTURK Foruma Hoş Geldiniz.

http://dekupeuzmani.com

Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
Toplam 28 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 20 arasi kadar sonuc gösteriliyor
Like Tree8Likes

Konu: Komedi Filmi Sizce Nasıl Olmalı?

  1. #1
    copilot - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CanonTURK Üyesi

    Status
    Offline
    İsim
    Harun Karataş
    Makina:
    Canon EOS 600D
    Üyelik tarihi
    02.Eylül.2012
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    159

    Standart Komedi Filmi Sizce Nasıl Olmalı?

    Arkadaşlar önümüzdeki aylarda kısa film çekimine başlayacağım. Şu an bütçe toparlıyorum. Bu video merakı da hep fotoğraf çekme hevesi yüzünden geldi başıma... Film çekmek için emek harcayacağım da hiç aklıma gelmezdi.

    Her neyse. Youtube'da seyrettiğim kısa filmler genellikle internetteki tabirle "öğrenci filmi." Çoğunun türü dram, konusu aşk. Ses-görüntü senkronizasyonu bu filmlerde tutmuyor. Ses iyiyse görüntü kötü, görüntü iyiyse ses kötü. Bu sorunları aşıp ortaya elimden geldiğince kusursuz bir yapım sunacağım.

    Tür olarak aklımdan komedi geçiyor. Şanssız bir adamın başına gelen olaylar. Böyle söyleyince biraz absürt gibi duruyor fakat filmi içeriğiyle ve kurgusuyla zengin tutacağım.
    Yani bir komedi filminde bence kaliteli kurgu, girişken bir yapıya sahip oyuncu, bol esprili diyaloglar bulunmalı. Tabii ki müzik de bunun içinde fakat bu amatör yapımda müzik olmayacak herhalde.

    Sizin beklentileriniz nelerdir? Fikirlerinizi almak istiyorum.










    bircanhanci likes this.

  • #2
    SinanBerk34
    Guest

    Standart

    Kesinlikle sizi tebrik ediyorum... Kısa film izlemekten beni bu "şizofreni ya da diğer akıl hastalıkları, aşk ve dram" konulu filmler soğuttu.. Hiç yeni bir fikir yok.. Komedi ise işin en zor dallarından.. Çünkü izleyiciyi güldürmek ağlatmaktan daha zordur... Umarım başarılı olursunuz bizde keyifle izleriz..











  • #3
    Crocs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Canonturk Üyesi

    Status
    Offline
    İsim
    Ahmet Ergun Doğan
    Makina:
    hangisini kullanmıyorum ki
    Üyelik tarihi
    09.Aralık.2011
    Nereden
    istanbul-balıkesir
    Yaş
    27
    Mesajlar
    1,247

    Standart

    ünlü komedyen skeçlerini vs izleyince hep gördüğümüz olay hayatta başımıza gelen olayların komik yönlerini ortaya çıkaran gösteriler olduğunu farkedebiliriz insanlar da baya eğleniyor bu gösterilerde mesela komik olsun diye yapılan saçma sapan bir sürü film var onlar izlenmezken şahan gökbakarın ya da cem yılmazın filmleri baya izleyici buluyor. hadi cem yılmaz ünlüydü falan diyeceksiniz ama şahan ilk çıktığında öyle değildi kısa kısa film tarzı komik videolarla hayattaki saçma sapan şeyleri ortaya dökerek eğlendirdi ama insanları. bknz:uzaylı var mı yok mu? (şahan gökbakar)

    tabi sizin filminiz daha farklıdır belki ama benim değinmek istediğim nokta hayatın içinden birşeyler içeriyorsa insanlar onu daha çok beğeniyor saçma sapan maymunluklar reyting almıyor










    Okunmuş Vizör

  • #4
    copilot - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CanonTURK Üyesi

    Status
    Offline
    İsim
    Harun Karataş
    Makina:
    Canon EOS 600D
    Üyelik tarihi
    02.Eylül.2012
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    159

    Standart

    Alıntı Crocs Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    tabi sizin filminiz daha farklıdır belki ama benim değinmek istediğim nokta hayatın içinden birşeyler içeriyorsa insanlar onu daha çok beğeniyor saçma sapan maymunluklar reyting almıyor
    Son cümle özetliyor durumu. Zaten filmde geçen olaylar da bu şekilde olacak. Hatta senaryoya eklediğim olayları paylaşayım:
    1- Bayat ekmek paradoksu. (Tazesi varken dünden kalan yiyip, hiç taze ekmek yiyemek)
    2- Otobüste stop düğmesine basıldığı halde şoförün durakta durmaması.
    3- Saat 3'te arabayı teslim etmek zorunda olan taksiciler yüzünden yolda kalmak.










    Ziplayanpirasa likes this.

  • #5
    Crocs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Canonturk Üyesi

    Status
    Offline
    İsim
    Ahmet Ergun Doğan
    Makina:
    hangisini kullanmıyorum ki
    Üyelik tarihi
    09.Aralık.2011
    Nereden
    istanbul-balıkesir
    Yaş
    27
    Mesajlar
    1,247

    Standart

    ilk konu kesinlikle evdeki en büyük isyanım










    Okunmuş Vizör

  • #6
    antique - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CanonTURK Üyesi

    Status
    Offline
    İsim
    Türkay
    Makina:
    Canon 7D
    Üyelik tarihi
    09.Ağustos.2012
    Nereden
    izmir
    Mesajlar
    165

    Standart

    kısa filmlerde en çok rahatsız olduğum konu oyunculukların yetersiz oluşu..
    tamam amatör işler yapılıyor ama aynı sahneleri tekrar tekrar çekerek o sahneye ısınmak ve o an'ı cidden yaşamak bu kadar zor olmamalı..
    bi sahne var hemen çekelim gidelim yapmazsanız en iyiye ulaşmak için uğraşırsanız çok daha güzel olacaktır diye düşünüyorum!!!










    (canon 7D + canon 70-200mm f/4 IS + canon 85mm f/1.8 + canon 15-85mm f/3.5 IS)

  • #7
    cglrshn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CanonTURK Üyesi

    Status
    Offline
    İsim
    Çağlar Şahin
    Makina:
    EOS 60D
    Üyelik tarihi
    04.Mart.2012
    Nereden
    Ankara
    Mesajlar
    87

    Standart

    Benim gördüğüm kadarıyla şu an dünyada mizah, daha çok durum komedisine yönelmiş durumda. Çünkü senaristler bu şekilde izleyiciyi sitcom vs. olduğu gibi gülmeye zorlamadan ya da komedi unsurunu gözüne sokmadan hafifçe dokunarak güldürmeye çalışabiliyor. Bunun sonucunda daha doğal ve samimi bir sahne ortaya çıkmış oluyor. Yerinizde olsam böyle bir mizahi yaklaşım kullanırdım. Eğer elinizde ultra/süper/mucizevi bir fikir yoksa klişelerden uzak durun. Başarısız uygulanmış bir klişe izleyiciye anında o filmi kapattırır.

    Bence konuyu tamamen 'şanssız adamın yaşadıkları' ile sınırlandırmayın. Farklı bir ana konu bulup, bu konunun içinde şanssız karakterin başına gelenleri aktarırsanız izleyicinizin beklentisini sınırlamış olursunuz.

    Karakter tepkileri üzerine detaylıca yoğunlaşın. İzleyiciye beklediği tepkileri vermeyin.

    Son olarak, eğer oyuncularınız prof. değilse kesinlikle ve kesinlikle repliği sabit tutmayın. Bırakın senaryoda yazan cümleyi, kendileri istedikleri şekilde kursunlar. Doğaçlamaya izin verin. Kamerayı sahne bitiminde değil, sahne bitiminden biraz sonra(30 saniye, 1 dakika vs) kapatın.

    Kolay gelsin.











  • #8
    Mert Gundogdu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Administrator

    Status
    Offline
    İsim
    Mert Gündoğdu
    Makina:
    5D Mark IV
    Üyelik tarihi
    15.Temmuz.2009
    Nereden
    İstanbul
    Yaş
    32
    Mesajlar
    8,195

    Standart

    Alıntı copilot Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Son cümle özetliyor durumu. Zaten filmde geçen olaylar da bu şekilde olacak. Hatta senaryoya eklediğim olayları paylaşayım:
    1- Bayat ekmek paradoksu. (Tazesi varken dünden kalan yiyip, hiç taze ekmek yiyemek)
    2- Otobüste stop düğmesine basıldığı halde şoförün durakta durmaması.
    3- Saat 3'te arabayı teslim etmek zorunda olan taksiciler yüzünden yolda kalmak.
    Sevgilinle bir restoran yada cafe'deyken garsona seslendiğin halde garsonun duymaması










    rengindalga likes this.

    To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



    To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



    To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

  • #9
    cglrshn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CanonTURK Üyesi

    Status
    Offline
    İsim
    Çağlar Şahin
    Makina:
    EOS 60D
    Üyelik tarihi
    04.Mart.2012
    Nereden
    Ankara
    Mesajlar
    87

    Standart

    Alıntı Mert Gundogdu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sevgilinle bir restoran yada cafe'deyken garsona seslendiğin halde garsonun duymaması
    İşler Güçler Dizisi, Ahmet Kural'dan gelsin: "GARSOOON!"










    Mert Gundogdu likes this.

  • #10
    mustafanazif
    Guest

    Standart

    aslında uzun metrajlı komedi filmi de çok az...
    çok iyi hatırlıyorum dvd'nin kapğında "gülmekten karnınız ağrıyacak" şekilndeki ibareye kanıp, dvd'yi almıştım.
    işin komik tarafı filmin sonuna kadar hiç gülmedim.
    işin daha komik tarafı, filmin ikincisini çektiler

    bence kötü espiriler yapmayı deneyin
    insanlar iyi espiriden daha çok kötü espiriye gülüyor











  • #11
    Canonturk Üyesi

    Status
    Offline
    İsim
    Gamze Kirik
    Makina:
    Canon 760D
    Üyelik tarihi
    02.Ocak.2011
    Nereden
    İstanbul, Şanlıurfa
    Mesajlar
    99

    Standart

    Belki sizin konunuza uzak kalabilir ama benim son zamanlarda favorim Charlie Chaplin : )











  • #12
    greeneye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Canonturk Üyesi

    Status
    Offline
    İsim
    green eye
    Makina:
    5D
    Üyelik tarihi
    27.Mart.2010
    Nereden
    istanbul
    Yaş
    48
    Mesajlar
    1,169

    Standart

    Alıntı mustafanazif Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    aslında uzun metrajlı komedi filmi de çok az...
    çok iyi hatırlıyorum dvd'nin kapğında "gülmekten karnınız ağrıyacak" şekilndeki ibareye kanıp, dvd'yi almıştım.
    işin komik tarafı filmin sonuna kadar hiç gülmedim.
    işin daha komik tarafı, filmin ikincisini çektiler

    bence kötü espiriler yapmayı deneyin
    insanlar iyi espiriden daha çok kötü espiriye gülüyor
    iyi esprilerden çok kötü esprilere gülünmesinin sebebi "insanların yeterli birikime sahip olamayışları" dır. ne kadar tabana yakın işler o denli fazla gülüşlerin sebebi budur.
    İşler güçler de sanatçı(!) arkadaşların "ingilizce" isimleri söyleniyor daha sonra türkçesi. türkçesini ingilizcesi (birikimi) yeterli olmayan arkadaşlar için söylüyorlar onlar da gülsün diye
    örnek : moon iron white head gibi. buradaki birikim daha çok yabancı dil bilgisi. zeka o denli gerekmiyor. aslında herkesin yeterli inglizcesi olsa çok salak durabilir o komedi dizisinin içinde.

    kafamın yoğun olduğu bir anda aşağıdaki fotoğrafa bakıp geçtim, 4 sn sonra yarıldım. gülmekten nefessiz kaldım.


    fotoğrafa gülmek için filmi seyretmiş olmanız (yada en azından film hakkında bilgi sahibi olmanız) gerekiyor.

    90'lı yılların başında okuduğum bir yazıdan esinlenerek okuldaki (marmara işletme) arkadaşlara "lan, Albert Einstein'ın "klitoris" isimli yayımlanmayan bi yapıtı ortaya çıkmış, adamlar fiziği yeniden yazacaklarmış" dediğimde arkadaşlar ağzı açık bana baktı, ardından ne gelecek diye. yaptığımın farkına varan tek kişi bıyık altından gülüyordu, kimseyi bozmadık. o arkadaşlar cern deneylerinin klitoris adlı yapıtın eseri olduğunu zannediyorlarsa pek şaşırmam.

    diyeceğim o ki komedi filmleri "güldürürken düşündürmeli" (yukarıdaki yazdıklarımla hiç alakası olmayan bu sonuca gülebilmeniz için yukarıda yazdıklarımı okumanız gerekir. aksi halde beni trt çalışanı zannedebilirsiniz.)










    5D, vivitar2.5/28mm M, porst 2.8/35 M, yashinon ml 1.4/50 M, helios 2/58 M, Samyang 1.4/85 M, jupiter 2/85 M, tair 11a 2.8/135 M, smc takumar 4/200 M, canon 1.8/50mm II

    To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

  • #13
    mustafanazif
    Guest

    Standart

    Alıntı greeneye Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    iyi esprilerden çok kötü esprilere gülünmesinin sebebi "insanların yeterli birikime sahip olamayışları" dır. ne kadar tabana yakın işler o denli fazla gülüşlerin sebebi budur.
    İşler güçler de sanatçı(!) arkadaşların "ingilizce" isimleri söyleniyor daha sonra türkçesi. türkçesini ingilizcesi (birikimi) yeterli olmayan arkadaşlar için söylüyorlar onlar da gülsün diye
    örnek : moon iron white head gibi. buradaki birikim daha çok yabancı dil bilgisi. zeka o denli gerekmiyor. aslında herkesin yeterli inglizcesi olsa çok salak durabilir o komedi dizisinin içinde.

    kafamın yoğun olduğu bir anda aşağıdaki fotoğrafa bakıp geçtim, 4 sn sonra yarıldım. gülmekten nefessiz kaldım.


    fotoğrafa gülmek için filmi seyretmiş olmanız (yada en azından film hakkında bilgi sahibi olmanız) gerekiyor.

    90'lı yılların başında okuduğum bir yazıdan esinlenerek okuldaki (marmara işletme) arkadaşlara "lan, Albert Einstein'ın "klitoris" isimli yayımlanmayan bi yapıtı ortaya çıkmış, adamlar fiziği yeniden yazacaklarmış" dediğimde arkadaşlar ağzı açık bana baktı, ardından ne gelecek diye. yaptığımın farkına varan tek kişi bıyık altından gülüyordu, kimseyi bozmadık. o arkadaşlar cern deneylerinin klitoris adlı yapıtın eseri olduğunu zannediyorlarsa pek şaşırmam.

    diyeceğim o ki komedi filmleri "güldürürken düşündürmeli" (yukarıdaki yazdıklarımla hiç alakası olmayan bu sonuca gülebilmeniz için yukarıda yazdıklarımı okumanız gerekir. aksi halde beni trt çalışanı zannedebilirsiniz.)
    abi şimdi o ne diyeceğim, sen de açıklayacaksın sonra da başlık kitlenecek: )))











  • #14
    greeneye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Canonturk Üyesi

    Status
    Offline
    İsim
    green eye
    Makina:
    5D
    Üyelik tarihi
    27.Mart.2010
    Nereden
    istanbul
    Yaş
    48
    Mesajlar
    1,169

    Standart

    Alıntı mustafanazif Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    abi şimdi o ne diyeceğim, sen de açıklayacaksın sonra da başlık kitlenecek: )))
    saflıkla açıklıyorum. dikapriyo'nun bi filmi vardı Inception diye. Başlangıç - Inception - Sinemalar.com seyretmediysen filmi seyret. fotoğrafı boşver.










    Konu greeneye tarafından (05.Mart.2013 Saat 08:16 ) değiştirilmiştir.
    mustafanazif likes this.
    5D, vivitar2.5/28mm M, porst 2.8/35 M, yashinon ml 1.4/50 M, helios 2/58 M, Samyang 1.4/85 M, jupiter 2/85 M, tair 11a 2.8/135 M, smc takumar 4/200 M, canon 1.8/50mm II

    To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

  • #15
    copilot - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CanonTURK Üyesi

    Status
    Offline
    İsim
    Harun Karataş
    Makina:
    Canon EOS 600D
    Üyelik tarihi
    02.Eylül.2012
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    159

    Standart

    Klişeler zaten olayı sıradan kılıyor. Böyle bir filmi de her kesim beğenmez, izleyici sıkılır. Senaryodaki olayların misyonu farklı olması. Aslında herkesin başına gelen ama halkın dillendirmediği olaylar.

    Film zaten genel olarak başrole odaklı olacak. Oyuncu senaryoyu beraber yazdığım arkadaşım. Bu konuda bir sıkıntı olacağını düşünmüyorum.

    Fikir ve önerileriniz için teşekkürler.











  • #16
    bohemiantirad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatör

    Status
    Offline
    İsim
    Onur Şahin
    Makina:
    Canon EOS 5D Mark II, Olympus OM-D E-M5
    Üyelik tarihi
    28.Kasım.2011
    Nereden
    Antalya
    Yaş
    42
    Mesajlar
    1,897

    Standart

    Talebeyken senaryo yazımına ilişkin epey araştırma yapmıştım. İş kesinlikle senaryoda bitmiyor ama iyi senaryo yoksa en iyi yönetmen/görüntü yönetmeni ve oyuncular dahi işi kurtaramaz. İyi film ortaya çıkmaz. Süre sıkıntısı yönünden kısa metrajlı filmde senaryo bence çok daha önemli. Her sahne çok iyi planlanmalı ve seyirciyi uzun metrajlı filmlerde olduğu gibi senaryonuz aksıyorsa bile başka şeylerle arada oyalayıp "serim", "düğüm", "çözümü" hasbel kader başka unsurların yardımıyla birbirine bağlayıp filmi kurtarma şansınız olmaz pek..

    1) Öncelikle tıpkı fotoğrafta olduğu gibi kontrast büyük bir nimet bilhassa mizahta. Çok lüks bir otelin çamaşırhanesinde, mutfağındaki tezat yahut çok steril bir ortamdaki abes koşullar gibi. Kısa mesafe sprinterlerini depara kalkarak kamerayla çeken muhabir, külüstür bir video çekim aracıyla yarış otomobillerinin önünde gidip çekim yapan kameraman, haltercilerin yüzlerce kiloluk ağırlıklarını müsabakaya hazırlamak üzere yerlerinden kaldırıp umursamazca podyuma taşıyan sıska adam vs. şeyler dünyanın her yerinde herkese ilginç gelir.

    2) İki aykırı karakterin bir araya gelmesi müthiş olayların (etkileyici filmin) başlangıcıdır usta senaristler için. (Butch Cassidy ve Sundance Kid, Wyatt Earp ve Holiday, Tom ve Jerry, Martin Riggs ve Roger Murtough vs.)

    3) Kısa film ilginclikle başlamalı bence. "Film zaten kısa, beni nerede şaşırtacak" beklentisiyle olağan atmosferde olağan bir öykü değil başından beri enteresan bir atmosfer, kompozisyon planlanabilir. Paralel anlatım (bilhassa nitel kontrastı vurgulamak için) kullanılabilir. Flash back yahut flash forward yöntemi zor olur kısa filmde olağan şartlarda. Fakat adam sevgilisine iltifat ederken adamla ilgili başkaca hakikatler cümle cümle paralel anlatımla araya girerse, ya da bir politikacının çektiği nutuk esnasında yahut lüks/ihtişamlı ortamla tezat fakat aynı konuya dair başka şeyler pasaj pasaj gösterilirse komik olabilir..

    İlginç bir öykü diliyorum. Umarım ilk fırsatta seyredebiliriz. Kolaylıklar dilerim










    "Öğrenmek Benim Mutluluğumdur.." (Orhan Hançerlioğlu)

  • #17
    copilot - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CanonTURK Üyesi

    Status
    Offline
    İsim
    Harun Karataş
    Makina:
    Canon EOS 600D
    Üyelik tarihi
    02.Eylül.2012
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    159

    Standart

    Alıntı bohemiantirad Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Talebeyken senaryo yazımına ilişkin epey araştırma yapmıştım. İş kesinlikle senaryoda bitmiyor ama iyi senaryo yoksa en iyi yönetmen/görüntü yönetmeni ve oyuncular dahi işi kurtaramaz. İyi film ortaya çıkmaz. Süre sıkıntısı yönünden kısa metrajlı filmde senaryo bence çok daha önemli. Her sahne çok iyi planlanmalı ve seyirciyi uzun metrajlı filmlerde olduğu gibi senaryonuz aksıyorsa bile başka şeylerle arada oyalayıp "serim", "düğüm", "çözümü" hasbel kader başka unsurların yardımıyla birbirine bağlayıp filmi kurtarma şansınız olmaz pek..

    1) Öncelikle tıpkı fotoğrafta olduğu gibi kontrast büyük bir nimet bilhassa mizahta. Çok lüks bir otelin çamaşırhanesinde, mutfağındaki tezat yahut çok steril bir ortamdaki abes koşullar gibi. Kısa mesafe sprinterlerini depara kalkarak kamerayla çeken muhabir, külüstür bir video çekim aracıyla yarış otomobillerinin önünde gidip çekim yapan kameraman, haltercilerin yüzlerce kiloluk ağırlıklarını müsabakaya hazırlamak üzere yerlerinden kaldırıp umursamazca podyuma taşıyan sıska adam vs. şeyler dünyanın her yerinde herkese ilginç gelir.

    2) İki aykırı karakterin bir araya gelmesi müthiş olayların (etkileyici filmin) başlangıcıdır usta senaristler için. (Butch Cassidy ve Sundance Kid, Wyatt Earp ve Holiday, Tom ve Jerry, Martin Riggs ve Roger Murtough vs.)

    3) Kısa film ilginclikle başlamalı bence. "Film zaten kısa, beni nerede şaşırtacak" beklentisiyle olağan atmosferde olağan bir öykü değil başından beri enteresan bir atmosfer, kompozisyon planlanabilir. Paralel anlatım (bilhassa nitel kontrastı vurgulamak için) kullanılabilir. Flash back yahut flash forward yöntemi zor olur kısa filmde olağan şartlarda. Fakat adam sevgilisine iltifat ederken adamla ilgili başkaca hakikatler cümle cümle paralel anlatımla araya girerse, ya da bir politikacının çektiği nutuk esnasında yahut lüks/ihtişamlı ortamla tezat fakat aynı konuya dair başka şeyler pasaj pasaj gösterilirse komik olabilir..

    İlginç bir öykü diliyorum. Umarım ilk fırsatta seyredebiliriz. Kolaylıklar dilerim
    Dediklerinize tamamen katılıyorum. Filmde her şey birbirini tamamlamalı. Senaryo iyi fakat görüntü kötü ise ortaya çıkan iş kalitesiz olur.

    Filmde tamamen flashback kullanacağız aslında. Bu yazdığımız olayları ard arda gösterirsek film değil de daha çok skeç havasında bir şey olur. Başrol ve arkadaşları bir kafede otururken başından geçen olayları arkadaşlarına anlattığı esnada bu çektiğimiz şanssız olayları ekrana yansıtacağız. Güzel bir kurguyla bu hava mükemmelleştirelebilir.










    bohemiantirad likes this.

  • #18
    Canonturk Üyesi

    Status
    Offline
    İsim
    Uğur Erol
    Makina:
    Man
    Üyelik tarihi
    03.Kasım.2011
    Nereden
    Yalova, Turkey
    Mesajlar
    184

    Standart

    Günümüz sinema , dizi dünyası daha çok durum komedisi üzerinde devam etmekte. Aslında kahramanın zayıflıklarını gösterir. Çok iri bir adamın bir örümcekten korkması ve o sıradaki hareketleri bize komik olarak gelmektedir. Usta bir keskin nişancının o kişi ile karşılaşılına kadar bütün hedeflerini vurmuştur. Fakat bu bir şekilde eğilerek zıplayarak kurtulması...
    Dizi ve sinemada izledikten sonra sadece %40 kalıyor sonrasında bu pay gittikçe düşüyor ve unutuyoruz.Oranları artıranca muhakak izlenecek bir film veya dizi oluyor....

    Skeç tarzı olursa genelde meddah metinlerini incelemenizi tavsiye ederim .











  • #19
    DarthMaul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Canonturk Üyesi

    Status
    Offline
    İsim
    Nihat Çavuş
    Makina:
    80DSigma24-35Art
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2011
    Nereden
    istanbul
    Yaş
    45
    Mesajlar
    150

    Standart

    Hedef kitleyle alakalı sanırım buradaki esas konu. Kimi der Recep İvedik beş para etmez. Ama adam ilk filmini beş paraya mal edip, beş milyon kişiye izletti. Dolayısıyla çok göreceli ve zor bir seçim olmakla birlikte şaşmamak, yılmamak gerek seçiminizi, hedef kitlenizi belirledikten sonra. Kendi adıma konuşucak olursam, potansiyel bir hedef kitle üyesi olarak adamım kesinkle All Bundy !












    bohemiantirad likes this.

  • #20
    copilot - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    CanonTURK Üyesi

    Status
    Offline
    İsim
    Harun Karataş
    Makina:
    Canon EOS 600D
    Üyelik tarihi
    02.Eylül.2012
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    159

    Standart

    Sitcom tarzından pek hoşlandığım söylenemez ama Seinfeld'ı çok başarılı buluyorum. Çünkü sunuşları güzel, saçma olayları dahi izleyiciye espirili bir dilde aktarıyorlar.

    Türk yapımlardan ise en çok hoşuma giden İşler Güçler dizisi, bu yapıma özeniyorum desem yeridir.










    Konu copilot tarafından (08.Mart.2013 Saat 17:54 ) değiştirilmiştir.

  • Yetkileriniz

    • Konu Acma Yetkiniz Yok
    • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
    • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
    • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
    •